28 Ekim 2026 Çarşamba

Türkiye’de ruhsat projelerinde BIM altyapısı: Mekanik tesisat açısından inceleme

 

Bu konuyu MTH Mekanik gibi mekanik tesisat hesaplama ve proje üretim yazılımları açısından değerlendirmek gerekir. Çünkü burada önemli olan yalnızca üç boyutlu bina modeli hazırlamak değil; mekanik tesisat hesaplarının, cihaz ve ekipman bilgilerinin, boru ve kanal güzergâhlarının ve ruhsat projesi belgelerinin BIM tabanlı bir iş akışına nasıl bağlanacağıdır.

İncelememizde üç konuyu birbirinden ayırdık:

  1. Bakanlığın genelgesi ve resmî dayanakları: Kapsam, uygulama esasları ve varsa geçiş takvimi.

  2. Mekanik tesisata etkileri: Isıtma, soğutma, havalandırma, sıhhi tesisat, yangın tesisatı ve ekipman verileri.

  3. MTH açısından teknik ve ticari sonuçlar: Mevcut hesaplama altyapısının BIM ile entegrasyonu, yazılım geliştirme öncelikleri ve pazardaki fırsatlar.

Önemli bir ayrım: BIM (Yapı Bilgi Modellemesi), yalnızca üç boyutlu çizim değildir. Geometrinin yanında elemanların teknik özelliklerini, ilişkilerini ve proje verilerini de içeren bir modelleme ve bilgi yönetimi yaklaşımıdır.

1. Önce önemli bir tespit: Konu yalnızca bir genelgeden ibaret değil

Araştırmamızda, tarif ettiğimiz konuyla doğrudan ilgili iki düzenleme bulduk. Bunlar;

 
5 Ağustos 2026 tarihli ve 33331 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmış yönetmeliklerdir:

1. Mimarlık ve Mühendislik Projelerinin Dijital Olarak Hazırlanması Hakkında Yönetmelik

Yürürlük: 1 Eylül 2027

BIM modelinin, proje dosyalarının, CAD çizimlerinin, IFC veri yapısının ve model kalite kontrollerinin nasıl düzenleneceğini belirler.


2. Mimarlık ve Mühendislik Projelerinin Elektronik Ortamda Teslimi ve Yönetilmesi Hakkında Yönetmelik

Yürürlük: 1 Eylül 2028

Projelerin elektronik teslimi, incelenmesi, revizyonu, onayı ve saklanması için e-PYS sisteminin kullanım esaslarını düzenler.


Bakanlığın daha önce yayımladığı açıklamada da e-Proje Yönetim Sistemi'nin önce 2B dijital çizimlerle başlayıp sonraki aşamalarda 3B ve BIM tabanlı teslimata geçmesi hedeflenmişti.

Düzenlemenin temel içeriği, özellikle ilk yönetmelikte yer alıyor. Aşağıdaki incelemeyi bu yönetmeliğin proje hazırlama hükümleri ve ikinci yönetmeliğin teslim hükümleri üzerinden yapıyoruz. Bir genelgeyle yönetmelik hükümlerini birbirine karıştırmamak önemli.

2. Mekanik tesisatı doğrudan ilgilendiren hükümler

Kaynak: 5 Ağustos 2026 tarihli dijital proje hazırlama yönetmeliği, özellikle 3–15. maddeler ve geçiş hükümleri.


Konu

Düzenlemenin getirdiği esas

Mekanik tesisat açısından anlamı

BIM modeli

3B sayısal modeller BIM tabanlı hazırlanır.

Tesisat yalnızca çizgilerden oluşan bir çizim olarak kalmamalı; model elemanları ve verileriyle temsil edilmelidir.

Açık veri formatı

BIM modeli IFC formatında teslim edilir.

Mekanik yazılımın IFC dışa aktarımı ve diğer disiplinlerle veri alışverişi kritik hâle gelir.

2B proje paftaları

BIM modelinden CAD çizimleri üretilir ve PDF/A teslimi öngörülür.

Plan, kesit ve detaylar ile 3B modelin birbiriyle uyumlu olması gerekir.

Eleman sınıflandırması

IFC sınıfları, öznitelikler ve özellik setleri tanımlanır.

Boru, kanal, armatür, cihaz ve diğer tesisat elemanlarının tutarlı veri yapısıyla modellenmesi gerekir.

İsimlendirme

Disiplin, kategori ve açıklama bilgileri için kurallar belirlenir.

Proje dosyalarının ve tesisat elemanlarının standart bir isimlendirmeye uyması gerekir.

Model gelişim seviyesi

Model, belirlenen gelişim seviyesine göre hazırlanır.

Her elemanın hangi aşamada ne kadar geometrik ve teknik bilgi taşıyacağı önem kazanır.

Kalite kontrolü

Model kalite kontrol formları düzenlenir.

Modelin eksiksizliği, kurallara uygunluğu ve teslim kalitesi kontrol edilmelidir.

 

Bu hükümler, mekanik tesisat proje üretimini doğrudan etkiler; ancak önemli bir sınır var: Yönetmeliğin BIM hükümleri ısı kaybı, boru çapı, pompa seçimi veya kanal basınç kaybı için yeni hesap yöntemleri getirmiyor. Bunlar ilgili teknik mevzuat ve hesap standartlarına göre yapılmaya devam eder. BIM, hesap sonuçlarının yapı modeliyle ilişkilendirilmesi ve paylaşılması katmanını düzenler.


3. Mekanik tesisat projelerinde ne değişecek?

Bence asıl önemli konu, mevcut mekanik tesisat proje hazırlama alışkanlığının BIM tabanlı bilgi üretimine dönüşmesidir.

 

 

BIM Coordination & Clash Detection Services

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

A. Isıtma ve soğutma tesisatı

Boru güzergâhları, bağlantılar, ekipmanlar ve ilgili teknik veriler modelin parçası hâline gelir. Örneğin kazan, pompa, kolektör ve terminal cihazları yalnızca sembol olarak değil, uygun BIM nesneleri olarak temsil edilebilir.

Mühendislik yorumu: Isı kaybı hesabından elde edilen mahal yükleri ile ısıtıcı seçimi, boru çapı ve debi gibi tasarım verileri arasında izlenebilir bir ilişki kurulması gerekir.

 

 

 

Foster + Partners - Closing the Performance Gap

B. Havalandırma ve klima

Hava kanalları, dirsekler, branşmanlar, fanlar, klima santralleri ve menfezler koordineli bir model içinde ele alınabilir.

Mühendislik yorumu: Debi, kanal kesiti, hız ve basınç kaybı gibi verilerin model elemanlarıyla ilişkilendirilmesi; mimari ve statik projelerle çakışmaların erken bulunmasını kolaylaştırır.

 

 

 

Будівництво внутрішньобудинкових мереж водопостачання та водовідведення - СпецІнженерМережа

C. Sıhhi tesisat ve yangın tesisatı

Temiz su, atık su, yağmur suyu ve yangın tesisatı gibi sistemler, projenin kapsamına göre ayrı disiplinler veya alt disiplinler olarak modellenebilir.

 

Mühendislik yorumu: Düşey şaftların, döşeme geçişlerinin ve tesisat güzergâhlarının diğer disiplinlerle koordinasyonu önem kazanır. Yangın tesisatında ise modelleme, hidrolik hesap ve mevzuata uygunluk kontrolünün yerine geçmez.

Bu örnekler yönetmelikteki BIM yaklaşımının mekanik tesisata uygulanışına ilişkin teknik yorumlarımdır; her bir elemanın zorunlu bilgi alanı veya zorunlu modelleme ayrıntısı olduğu iddiası değildir. Bu ayrıntılar, yönetmeliğin eklerindeki IFC sınıfları, öznitelikler ve model gelişim seviyesi tablolarıyla birlikte değerlendirilmelidir.


4. Proje müellifi için kritik teknik hükümler

4.1. IFC teslimi ve 2B paftalar

Yönetmeliğin 9. maddesine göre disiplinler kendi BIM modellerini hazırlar, IFC formatında teslim eder ve modelden CAD çizimleri üretilir. BIM modeli ile PDF/A olarak teslim edilen çizimlerin birbiriyle uyumlu olması gerekir. Ölçüler SI birimleriyle ifade edilir.


Bu, mekanik proje ofisi için üç ayrı kalite kontrol ihtiyacı doğurur:

  • Hesap sonucu ile çizim/model verisi tutarlı mı?

  • Modeldeki cihaz ve boru bilgileri, çizimlerde doğru gösteriliyor mu?

  • IFC dosyası başka bir yazılımda açıldığında eleman sınıfları ve özellikleri korunuyor mu?

Örneğin, hesapta ısıtma hattı için belirlenen boru çapı modelde başka bir değerle görünüyorsa yalnızca güzel bir 3B model üretmiş olmak yeterli değildir.

 

 

4.2. İsimlendirme ve veri standardı

Yönetmeliğin 11–13. maddeleri, varlık isimlendirmesini, IFC sınıflarını ve proje özniteliklerini düzenliyor. Bu hükümler, farklı proje ofislerinin ürettiği dosyaların aynı kurallarla okunabilmesi bakımından önemlidir.



Mekanik tesisat açısından önerim, daha şimdiden aşağıdaki alanları ortak bir veri sözlüğünde toplamak:

Eleman

Örnek teknik veri alanları

Boru

Sistem, nominal çap, malzeme, debi, tasarım basıncı

Kanal

Sistem, genişlik, yükseklik, debi, hava hızı

Pompa

Debi, basma yüksekliği, motor gücü, seçim noktası

Kazan

Anma ısıl gücü, yakıt türü, üretici, model

Menfez

Hava debisi, boyutlar, tip, mahal

Mahal

Mahal kodu, kullanım, ısıtma/soğutma yükü

Bunlar mekanik tasarım açısından önerdiğim veri alanlarıdır; tablodaki her alanın yönetmelik ekiyle zorunlu tutulduğunu söylemiyorum. Zorunlu ve isteğe bağlı alanlar ilgili eklerden doğrulanmalıdır.

 

5. Uygulama takvimi: Ne zaman hazırlıklı olmak gerekiyor?

Yönetmelik, bütün binaların aynı tarihte ve aynı koşullarda BIM/IFC teslimine geçmesini öngörmüyor. Geçiş hükümleri yapı türüne, yapı büyüklüğüne ve belediyenin bulunduğu ilin nüfusuna göre farklı tarihler belirliyor.


Tarih

Önemli aşama

1 Eylül 2027

Dijital proje hazırlama yönetmeliğinin yürürlüğe girmesi

1 Eylül 2028

Elektronik teslim ve yönetim yönetmeliğinin yürürlüğe girmesi

1 Eylül 2029

Belirli büyükşehir belediyelerinde, 10.000 m² üzerindeki binalar için IFC teslimine ilişkin ilk geçiş tarihinin sonu

1 Eylül 2030

Geçiş hükümlerinde tanımlanan ikinci belediye grubundaki büyük binalar için IFC geçiş tarihi

1 Eylül 2031

Geçiş hükümlerinde tanımlanan üçüncü belediye grubundaki büyük binalar için IFC geçiş tarihi

1 Eylül 2032

Diğer binalar için genel IFC geçiş süresinin sonu

1 Eylül 2033

Konut ve konut-ticaret karma kullanımlı yapılar dışındaki binalara ilişkin özel ertelemenin sonu

Önemli ayrıntı: Yönetmelikteki geçici madde, 2B çizimlerin PDF/A teslimine ilişkin hükümleri de belirli yapılar için 1 Mart 2029'a kadar erteliyor. Ayrıca konut ve ticaret-konut karma kullanımlı binalar için özel geçiş hükmü bulunuyor. Yukarıdaki tarihler, ilgili geçiş koşulları ve istisnalar dikkate alınarak okunmalıdır.


Bu nedenle, 22 Ekim 2026 itibarıyla hemen bütün mekanik tesisat projelerinin zorunlu olarak IFC teslim edilmesi gerektiği sonucuna varmak doğru olmaz. Ancak yazılım geliştirme ve proje ofislerinin hazırlık çalışmalarına başlaması için yeterli neden vardır.

 

Konu ile ilgili bir videoda hazırlıyoruz.  [Youtube] kanalımızdan izleyebilirsiniz.






 

 

 

 

BIM Standartları ve Çevre, Şehircilik ve iklim Bakanlığının hazırladığı  Mimarlık ve Mühendislik Projelerinin Elektronik Ortamda Teslimi ve Yönetilmesi Hakkında Yönetmeliğe uygun hesap yapmak için en başarılı çözümü, piyasalarda 30. yaşını kutlayan, Türkiyenin ilk ve tek profesyonel ısıtma klima soğutma hesap yazılımı MTH Paketi içinde bulacaksınız. MTH Paketini yakından tanımak ve projelerinizde aradığınız kesin, hızlı, güvenilir çözümler için [burayı] tıklayını

 

Cumhuriyetimizin 103. Yılı Kutlu Olsun!

Merhaba arkadaşlar;

 


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bir milletin kendi geleceğine sahip çıktığı, bağımsızlığını ve özgürlüğünü tüm dünyaya ilan ettiği büyük bir tarihî dönüm noktasıdır Cumhuriyet.

29 Ekim 1923'te ilan edilen Cumhuriyetimiz, yalnızca bir yönetim biçimi değil; eşitliğin, özgürlüğün, çağdaşlığın ve millî egemenliğin en güçlü simgesidir.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının önderliğinde, büyük fedakârlıklarla kurulan Cumhuriyetimiz, bizlere bağımsız bir vatanın yanı sıra geleceğimizi kendi irademizle şekillendirme sorumluluğunu da bırakmıştır.

Bugün Cumhuriyetimizi yaşatmak; aklın ve bilimin ışığında ilerlemek, üretmek, öğrenmek, adaleti savunmak ve gelecek nesillere daha güçlü bir Türkiye bırakmak demektir.

Cumhuriyet, geçmişimizin en büyük kazanımı, bugünümüzün ortak değeri ve yarınlarımızın en sağlam güvencesidir.

Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Cumhuriyetimizin kuruluşunda emeği geçen tüm kahramanlarımızı saygı, minnet ve rahmetle anıyoruz.

Yaşasın Cumhuriyet!

29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun!

19 Ekim 2026 Pazartesi

ASHRAE’ye göre HVAC soğutma yükü hesabında gölgede kalan alanın hesaplanması

 Merhaba arkadaşlar;

 

Bugün ki yazımızda soğutma yükü hesaplarında büyük önem taşıyan güneşlenme şartlarını oluşturan gölgeleme hesapları ve gölgelenmeye etki eden faktörleri sizin için derledik, beğenip paylaşmayı unutmayınız.

 

Bir HVAC projesinde güneş ışınımından kaynaklanan soğutma yükünü doğru hesaplamak için cam yüzeylerin yalnızca alanını değil, güneş ışınımına ne ölçüde maruz kaldığını ve dış gölgeleme elemanlarının bu ışınımı nasıl azalttığını da değerlendirmek gerekir.

ASHRAE yöntemlerinde bu konu özellikle camlardan gelen güneş kaynaklı ısı kazancı hesabında önemlidir. Örneğin, aynı büyüklükteki iki pencerenin biri doğrudan güneş alırken diğeri komşu bina, balkon, yatay saçak veya düşey güneş kırıcı tarafından gölgeleniyorsa, soğutma yüküne katkıları farklı olacaktır.

Burada iki kavramı birbirinden ayırmak gerekir:

  • Geometrik gölgede kalan alan: Güneş ışınlarının belirli bir saatte ulaşamadığı cam yüzeyinin alanı.

  • Güneş kaynaklı soğutma yükündeki azalma: Gölgeleme nedeniyle camdan içeri geçen güneş enerjisinin azalması.

ASHRAE hesabında ikinci değer tasarım açısından asıl önemlidir. Geometrik gölgeli alanı hesaplamak, özellikle güneş kırıcıların ve bina çıkmalarının etkisini belirlemek için kullanılan bir ara adımdır.

 

 

1. Kullanılan ASHRAE hesap yaklaşımı

ASHRAE’nin Handbook—Fundamentals kaynaklarındaki güneş ışınımı, camlardan güneş kaynaklı ısı kazancı ve gölgeleme yaklaşımında, hesap için aşağıdaki veriler değerlendirilir:

  • Camın genişliği ve yüksekliği

  • Pencerenin yönü (kuzey, güney, doğu veya batı)

  • Proje konumu ve tasarım günü

  • Hesap saati ve güneşin konumu

  • Saçak, balkon, güneş kırıcı veya komşu bina geometrisi

  • Camın güneş enerjisi geçirgenliği (SHGC veya yönteme uygun güneş ısı kazanç katsayısı)

  • İç ve dış gölgeleme elemanlarının özellikleri

Önemli: ASHRAE’de her durum için geçerli, sabit bir “gölgeli alan yüzdesi” yoktur. Gölgeleme, güneş geometrisi ve elemanların konumuyla hesaplanır; güneş kazancı ise uygun yöntem ve katsayılarla belirlenir.

ASHRAE’nin konutlar için yayımladığı basitleştirilmiş RLF (Residential Load Factor) yönteminde, saçakla gölgelenen pencere alanı için doğrudan kullanılabilecek bir bağıntı bulunur. Daha kapsamlı ticari HVAC projelerinde ise saatlik gölgeli ve güneş alan yüzeylerin ayrı hesaplanması, ardından güneş kazancının değerlendirilmesi gereki

 

 

2. Örnek proje: Saçak altında kalan pencere alanı

Figure 9. Shaded window overhangs: using passive lighting and active shading. (Adapted from Hendler and Thompson-Smeddle, [24]) : Sustainable Approach to Developing Energy Efficient Buildings for Resilient Future of the Built Environment in Nigeria : Science and Education Publishing

Şematik görünüm: Yatay saçak, güneş ışınlarını keserek pencerenin bir bölümünü gölgeler.

Bir ofis binasının batı cephesindeki pencereyi ele alalım. Pencerenin önünde yatay bir betonarme saçak bulunmaktadır.

Proje verileri

Parametre

Değer

Proje konumu

İstanbul

Enlem

Yaklaşık 41° kuzey

Cephe yönü

Batı

Pencere genişliği \(W\)

2,00 m

Pencere yüksekliği \(h\)

1,50 m

Pencere alanı \(A\)

3,00 m²

Saçak derinliği \(D_{oh}\)

0,80 m

Saçak ile pencerenin üst kenarı arasındaki düşey mesafe

0,10 m

Hesap yaklaşımı

ASHRAE basitleştirilmiş saçak yöntemi

Örnekte, İstanbul için yaklaşık 40° enlem tablosundaki batı cephesi gölge çizgisi faktörü SLF = 1,0 alınmıştır. Bu, örnek hesabı göstermek içindir; kesin saatlik tasarım hesabında gerçek güneş geometrisi kullanılmalıdır

 

3. Adım adım gölgeli alan hesabı

Adım 1 — Toplam pencere alanı

 

Bu, çerçeve dâhil tüm açıklık yerine örnekteki cam yüzeyinin basitleştirilmiş alanı olarak kullanılmıştır. Gerçek projede cam alanı ile çerçeve dâhil toplam doğrama alanı ayrılmalıdır.

Adım 2 — Saçağın oluşturduğu gölge çizgisi

ASHRAE’deki basitleştirilmiş yöntemde gölge çizgisinin düşey uzunluğu şu şekilde hesaplanır:

Burada:

  • Ls: Pencere düzlemindeki gölge çizgisinin düşey uzunluğu (m)

  • SLF: Gölge çizgisi faktörü

  • Doh : Saçak derinliği (m)

Değerleri yerine koyalım:

 

Saçak, pencerenin üstünden aşağı doğru 0,80 m'lik bir gölge oluşturur.

 

Adım 3 — Gölge çizgisinin pencere üzerindeki etkisi

Saçak ile pencerenin üst kenarı arasındaki mesafe 0,10 m olduğundan, gölgenin pencere içinde kalan düşey uzunluğu:

 

Bu örnekte pencerenin 1,50 m yüksekliğinin 0,70 m'si gölgede kalmaktadır.

 

Adım 4 — Gölgede kalan alanın oranı

ASHRAE basitleştirilmiş bağıntısı:

Bu bağıntı, hesaplanan oranı sıfır ile bir arasında sınırlar.

Yani pencerenin yaklaşık %46,67'si gölgede, kalan %53,33'ü ise doğrudan güneş ışınımına açıktır.

Adım 5 — Gölgeli ve güneş alan alanların bulunması

Gölgeli alan:

 

 

Güneş alan alan:

 

Hesap sonucu

 

4. Gölgeli alanın soğutma yüküne etkisi

Alan hesabının HVAC açısından amacı, güneşten kaynaklanan ısı kazancını belirlemektir. ASHRAE, camdan geçen güneş enerjisinin hesaplanmasında camın güneş enerjisi geçirgenliğini ve cam sisteminin SHGC değerini dikkate alır.


Örnek hesabı devam ettirelim.

Parametre

Varsayılan değer

Güneş alan camdaki doğrudan ışınım Ib

500 W/m²

Camın güneş ısı kazanç katsayısı (SHGC)

0,40

Doğrudan güneş alan alan

1,60 m²

Gölgeleme olmayan toplam alan

3,00 m²

Basitleştirilmiş doğrudan güneş kazancı:

 

Gölgeleme olmasaydı, aynı ışınım ve SHGC varsayımlarıyla:

 

Bu basitleştirilmiş karşılaştırmada saçak, doğrudan güneş ışınımından kaynaklanan kazancı:

azaltmıştır. Bu değer, yaklaşık %46,67'lik azalmaya karşılık gelir.

 

 

Konu ile ilgili bir videoda hazırlıyoruz.  [Youtube] kanalımızdan izleyebilirsiniz.






 

 

 

 

ASHRAE standartlarında soğutma yükü hesabı yapmak için en başarılı çözümü, piyasalarda 30. yaşını kutlayan, Türkiyenin ilk ve tek profesyonel ısıtma klima soğutma hesap yazılımı MTH Paketi içinde bulacaksınız. MTH Paketini yakından tanımak ve projelerinizde aradığınız kesin, hızlı, güvenilir çözümler için [burayı] tıklayınız